Haberler

Yeni Slaytlarımız Eklendi -*-OwTurkey-*- Sitemizdeki bazı sorunlardan dolayı özür dileriz -*-OwTurkey-*- İller bölümümüz yakında hizmete girecek.

3

Aphrodisias-Afrodisias

Afrodisias, Tanrıça Afrodit'e adanmış birçok eski çağ kentinin ortak adı. Afrodisias (ya da Aphrodisias) adlı kentlerin en ünlüsü, Anadolu'nun günaybatısında, eski Karia bölgesinde, günümüzdeki Aydın iline bağlı Karacasu ilçesinin merkez bucağına bağlı Geyre köyünün yerindeydi.

M.Ö. 5. yüzyılda kurulan kent, Roma İmparatorluğu döneminde gelişmiş, M.Ö. 1. yüzyıl ile M.S. 5. yüzyıllar arasında, önemli bir sanat, öncelikle de heykelcilik merkezi haline gelmiş, Afrodit tapınağıyla ve Afrodit adına yapılan törenlerle ün salmıştır.

Afrodisias kenti, deprem kuşağındaki konumu nedeniyle, tarihi boyunca pek çok depremden şiddetle etkilenmiştir. Özellikle 4. yüzyıl ve 7. yüzyıl da burada büyük depremler olduğu bilinmektedir. 4. yüzyıl depremi ayrıca Afrodias'ın bulunduğu mevkide su akış mecralarını da değiştirmiş, kentin bazı kısımlarını su baskınlarına maruz kalmaya müsait bir hale getirmiştir. Su baskınları sorununu çözümleme amaçlı ve aciliyet içinde inşa edildiği anlaşılan tahliye sisteminin kanıtları bugün de görülebilmektedir. 7. yüzyıldaki depremden sonra Afrodisias bir daha hiçbirzaman tam olarak kendine gelememiş, ve bakımsızlığa düşmüştür. Zamanla kalıntılar kısmen Geyre köyü alanı ile örtülmüştür. 20. yüzyıl başlarında Geyre köyünün bir kısmı yine deprem nedeniyle boşalmış, boşaltılan alanın altındaki kalıntılar ortaya çıkmıştır. 1960'da Geyre, yine deprem mülahazalarıyla, bugünkü yerine taşınmış ve belde olmuştur.

StadyumKent 7. yüzyıldan itibaren paganizm çağrışımlı Afrodisias ismini terkederek Hıristiyanlık etkisiyle Stavropolis (Haç kenti) şeklinde adlandırılmıştır. Bizans İmparatorluğu döneminde bölge (antik çağ Karya 'sına nazaran daha iç bölgede yer almasına rağmen) Karya olarak anılmaya başlamıştır. 1260 yılından itibaren Türklerin bölgede egemenlik kurması ile Karia ismi Geyre olarak Türkçe'ye yansımıştır.



Kentin Önemli Bölümleri

AFRODİT TAPINAĞI

Afrodit Tapınağı Afrodisias kentinin odak noktası olmuş, ancak sonradan bir Hristiyan bazilikasına dönüştürülmesi esnasında karakteri önemli ölçüde değiştirilmiştir. Afrodisias'lı heykeltıraşları antik çağda haklı bir üne kavuşturan ustalıklarının ve üretkenliklerinin örnekleri bu Tapınak'ta, sitin diğer bölümlerinde ve Afrodisias Müzesi'nde görülebilmektedir. Agora bölümünde pek çok hasarsız heykele ulaşılabilmiş ve gerçek anlamda bir heykelcilik okulunun varlığına işaret eden deneme heykelleri ve tamamlanmamış eserler keşfedilmiştir. Ayrıca, sitin çeşitli noktalarında sütunlar ve çelenklerle bezenmiş sarkofaj lar bulunmuştur. İnsan, kuş ve diğer hayvan figürleri ve bitkisel motiflerle süslenmiş pilaster ler de Afrodisias'ın cevherleri arasındadır. Yakın çevrede zengin mermer yataklarının varlığı heykel sanatının gelişimine doğrudan katkıda bulunmuştur.

TÖREN KAPISI – TETRAPİLON

Afrodit tapınağı kutsal alanına girişi sağlayan tören kapısı M.S. II. yüzyıl civarında yapılmıştır. Bu kapı ile Afrodisias’ın kuzey-güney yönünde devam eden ana yolu tapınağın önündeki geniş bir avluya bağlanmıştır. Anıtsal yapının bilimsel verilere dayalı yeniden yapımı (rekonstrüksiyonu) 1991 yılında tamamlanmıştır. Bu projenin gerçekleşmesi yapının özgün mermer bloklarının % 85 gibi çok büyük oranda korunarak günümüze ulaşmış olmasına bağlıdır. Yapı yeniden ayağa kaldırılırken sütunları desteklemek amacıyla çelik çubuklar ve diğer destek elemanları kullanılmış, ayrıca gerekli yerlere özgün kalıplardan parçalar yardımıyla dökülen bloklar yerleştirilmiştir.

TİYATRO

Tiyatro binası hem gösteriler için hem de halkın toplanma yeri olarak kullanılmıştır. Yaklaşık 7000 kişilik oturma yerine sahip olan bu bina iki ana bölümden oluşmaktaydı. Seyirci kısmı tarih öncesi yerleşimine ait bir tepeye sırtını dayamıştı. Bunun önünde ise üç katlı ve mermerden yapılmış gösterişli sahne binası yer almaktaydı. Sahne binasının birinci katı arşitrav yapılmış olan adak yazıtı ile birlikte yeniden ayağa kaldırılmıştır. Yazıtta binayı yaptıran kişinin kendisini ilk roma imparatoru Augustus’un azatlı kölesi olarak tanıtan Gaius Julius Zoilos olduğu belirtilmiştir. Zoilos olasılıkla Afrodisias’ın yerlisiydi ve beklide korsanlar tarafından kaçırılıp daha sonra Oktavian tarafından satın alınmış ya da ona miras olarak kalmıştır. Daha sonra azat edilince zengin ve başkentle ilişkileri güçlü biri olarak memleketine geri dönmüştü. Zoilos tiyatronun yanı sıra agoranın kuzey portikosunu ve Afrodit tapınağını da yaptırmıştır. Tiyatronun 1970’lerdeki kazıları sırasında sahne binasını süsleyen heykellerin çoğu oldukça iyi korunmuş vaziyette ortaya çıkarılmıştır. Bunlar arasında şu anda Afrodisias Müzesinde teşhirde bulunan Apollon, iki Musa, Demos, iki boksör, Polykleitos tarzında yapılmış heykelleri sayabiliriz.

HADRİAN HAMAMI

Afrodisias kamusal binaların en büyüklerinden biri olan büyük hamam M.S. II. Yüzyılda yapılmış ve Roma İmparatoru Hadrian’a adanmıştır. Hamam roma mimarisine uygun olarak her biri farklı işlevleri olan birbirine paralel tonozlu odalardan oluşmuştur. Büyük kalker bloklardan oluşmuş önemli bir kısmı ayakta olan duvarların üzeri mermer plakalarla kaplıydı. Yıkılan tonozların molozlardan oluşan harçla yapıldıkları ve iç kısımların sıva ile kaplandığı anlaşılmaktadır. Olasılıkla tüm yapı oluklu kiremitle örtülmüştü. Binanın önünde etrafı sütunlarla çevirili bir ön avlu kuzeyinde ise ince bir işçilikle yapılmış bir çeşme yer almaktadır. Günlük hayatta önemli bir yeri olan hamam zengin bir heykeltıraşlık ürünleri ile süslenmişti. Çeşmenin içinde ve etrafında mitolojik sahneleri içeren heykeller ön avluda mimari öğeler üzerinde işlenmiş kabartmalar ve sütunlu kısımlarda portre heykeller yer almaktaydı. Kazılar sonucunda bulunmuş olan bu eserler Afrodisias müzesinde görülebilir.

BOULEUTERİON – MECLİS BİNASI

Meclis binası Afrodisias’ın antik devir şehir hayatında çok önemli bir yeri vardı. Bina şehrin yerel yönetimini sağlayan meclisin toplanma yeri olduğu gibi kapalı tiyatro konser salonu halkın toplanma yeri olarak da çok amaçlı kullanılmıştır. Mevcut yapı M.S 200 yıllarında halka açık ana meydan olan kuzey agoranın kuzey kenarında yapılmıştır. Bouleuterion’a agoranın kuzey portikosundan girilmekteydi. Bu oldukça yüksek çift koridorlu portikonun eni 15 m uzunluğunda boyu 200 metreden fazlaydı. M.Ö I. Yüzyılın sonlarında inşa edilen yapı daha sonra arka kapısından Bouleuterion’a beş ayrı giriş açmak amacıyla değişikliklere uğramıştır. İki dış kapının yanında yerel bir hayırsever olan Dometeinos’un ve onun yeğeni Tatiana’nın portre heykelleri bulunmaktaydı. Her iki heykelde yazıtlı kaidelerin önünde bulunmuştur. Kaideler hala orijinal yerlerinde durmaktadır. Heykeller ise Afrodisias müzesinde sergilenmektedir.

GÜNEY AGORA

M.S. I. Yüzyılın başları ile II. yüzyılın ortalarında kuzey agora ile tiyatronun arasında yapılan güney agora kentin ikinci büyük meydanıdır. Güney agorada inşa edilen ilk yapı olan kuzey portiko imparator Tiberius’a adanmıştır. Çizimlerde de görüleceği gibi portikonun frizleri çelenk zincirleri arasında yer alan tiyatro maskeleri ve diğer başlarla süslenmiştir. Bu seçkin frizlerin bir bölümü Afrodisias müzesinin bahçe duvarları üzerinde sergilenmiştir. Güney agoranın güney ve batı kısımlarında sütunlu portikolarla çevrilmiştir. Bunların arkasında kentin önemli kamusal alanları konumlandırılmıştır. Batıda Hadrian Hamamı ve güneyde kamusal bazilika ile tiyatro. Güney agoranın güneydoğu köşesinde masif duvarlarla desteklenmiş kapalı bir geçit doğrudan tiyatroya ulaşımı sağlıyordu. Güney agoranın doğu tarafında yüksek sütunları olan ve zengin bir heykel koleksiyonu barındıran bir cephe yer almaktadır. Güney agoranın merkezinde yer alan bezemeli uzun havuz yapının en göze çarpan unsurlarından biridir. Batı ve doğu tarafı 1980’lerde kazılmış olan havuzun, orta kısmı henüz kazılmamıştır.

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=